23
0

4 Çocuk, 2 Kariyer Meğer Her Şey Bir Zafermiş

23
Okuma Süresi: 2 dakika

Büyümenin en güzel yanı, eskiden son derece doğal gelen her şeyin aslında ne kadar zor bir mücadeleden geçtiğini görmek.

Dört çocuklu kariyer mi?

Halamı her gördüğümde söylerim. 4 çocuğu var ve çok uzun zaman – belki de kendi çocuğum olana kadar-, halam 4 çocuğu olan ve sürekli onların ihtiyaçlarına koşturan biriydi. Bu durumun üzerine düşünme gereği duymuyordum. Bundan daha doğal ne olabilirdi ki? 

Yaşım ilerledikçe, bir de anne oldukça, bunun nasıl çılgın bir durum olduğunu anlamaya başladım. Dört çocuk bakmak bu dünyada gerçekleştirilebilecek en çılgın projelerden biri kuşkusuz. Uykusuz, dinlenmesiz, kendine zaman ayırmasız, hatta bazen yemek yemeyi unutmalı geçen on yıllar… Feda edilen hobiler, kariyer, gezmeler, uykular… 

Evlilikler de aynı çocuk gibi bana göre bankoydu. Yetişkin iki insanın evli olmasından daha doğal ne olabilirdi? Komşularımız ve akrabalarımızdan evli olanlar, sanki öyle doğmuş ve bu düzeni zaten devam ettirecek gibi gözükürlerdi. Oysa her gün emek verilen kırılgan bir oluşum olduğunu, ancak içine girip dalgalarında yüzdükten sonra anladım.

Çok sevdiğim girişim kitaplarında, maaşlı çalıştığın işinin yanında bir de ek iş yapmayı tavsiye eder. Hatta bunu yapmak için ne kadar çok vaktimiz olduğundan bahseder, 1 saat Netflix izlemesek, onun yerine 1 saat yan işimize ayırsak zenginliğin ilk adımını atacağımızı iddia eder.

Tüm bu örneklerde, buzdağının görünmeyen yüzünde müthiş bir zihinsel yoğunluk – yorgunluk var. Konu 1 saat Netflix yerine 1 saat e-ticaret sitesiyle uğraşmak değil; konsantrasyonunu bölmek. ‘Uykusuz anne olmak’ değil, kafanda hiç bitmeyen bir yapılacaklar listesinin dönüp duruyor olması. Konu fiziksel yorgunluktan çok, zihinsel yorgunluk. Bir kez bu perspektiften baktığınızda, hayattaki en normal görünen şeyler ve onların sürdürülebilir halleri aslında en çılgın seçimler. En büyük emekler, en inanması güç mücadeleler. İnsan, büyük küçük ne yapıyorsa, yüz yıllardır yapmış olsa da, arkasında büyük bir emek var. Özellikle de mental emek. Kendimizin ve başkalarının ‘normal’ hayatlarını sıradanlıkla izlerken, bu görünmeyen emeği unutmamak gerek.

Peki siz çocuk da yaparım, kariyer de mi diyenlerdensiniz? Yoksa çocuk da yapamam, kariyer de mi? Öyleyse okumak için sizi yazıya davet ediyorum.

Yeni yazıları ilk siz okumak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir